1.mektup; sen büyüye dokunmak gibisin

ruth, sevgilim,

ben bu sayfanın adını “önsöz” koyuyorum ya,

kaygılandığını da görür gibiyim. kaygılanma sakın,

tek derdim bu rastlantıya ve sana teşekkür etmek!

ben, sana hep teşekkür etmeliyim.

ben şimdi, biraz o tutkunun verdiği acemilikle acemi

ama içten ve elyazısına sığmayacak bir yoğunluktayım.

– elyazım iyi ki kötü, güzel olsa sığınacak mazeret kalmazdı!-

sen çok güzeldin, özlemiştim, çok

seviniyordum içimde yayılan özlemine.

ben, dokunmayı seviyordum ya, şimdi

sen, büyüye dokunmak gibisin bende…

elbette hep, elbette her zaman!

bir tek şeyden çok korkarım: seni göz açıp

kapayıncaya dek görüp, ansızın yitirmekten…

seni bana çok özlet

ama sakın unutturma!

Haydar Ergülen

Bir yanıt yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.