Dilek Kartal, Şiir, Türk Şiiri

zatürre

bana o yirmi bir günden geriye
boşalmış ampuller, blisterler
aynı cepheden fotoğrafları kalıyor
duman olmuş ciğerlerimin
iki büklüm koridorlar ve fıtık
müşahede odaları: sarı kırmızı yeşil
doktorun aksanlı sesi sırtımda:
-sol taraftaki hırıltıyı hiç beğenmedim
aramıyorsun…
ciğerlerim koparcasına öksürüyorum
beni aramıyorsun
saçlarım yapış yapış ter içindeyim
sen o yirmi bir günün on yedisinde de…
beni aramıyorsun ve başıma ne geliyorsa
…………………………………… değil
kollarım yeterince uzun olmadığı için geliyor
uzanıp tutmak/ tutup çekmek/ çekip almak/ seni
havlumu sırtıma tek başıma koyamadığım için
telaşla yastığa dolanan nefes
gece üç: su diye inlemeler
kollarım uzun upuzun olmadığı için
nolur gel ve sımsıkı sarıl
moraran tırnaklarımdan geçeceğiz
ben o on yedi gün boyunca solgun yüzüme bakıp
demode bir nakarattan kestiğim solgun yüzüm’e
bakıp bakıp; ohooo ne kahırlar böyle yattığım yerde
-ayıpsa ayıp-
dünya yıkılıyordu be cancağızım
yedi milyar insan içinde ben
benim nefes alamamam ne ki
dünya diyorum
beni aramıyorsun
dünya neden umurumda olsun ki
oysa tam zamanıydı
yumruk gibi bir şiir bile mümkündü
çünkü doğru zaman doğru zemin ve ben
yani mısır’da bombalar
vahşet vahşet fotoğraflar suriye’den
ambargoda çocuklar ölüyordu
yâ leytenî küntü turâbâ
iştahlı ağızlar bıkıp utanmadan:
neden şimdi / bakalım gerçek mi / kaç kişi
ağızlar cancağızım kocaman boş boş
açılıp kapanıyordu
sanki dünyayı yutsalar doyacakmış gibi
yumruğumu sıkmış yatak döşek
avucunu bekliyordum bu defa
biz ikimiz… inatla…
daha büyük bir yumruğumuz olsun diye…
sesin odanın ortasına -tam da şimdi- düşsün diye
her gün her saat başı on dakikada bir
alt yazı geçiyordum hali pür melalimden
öyle bir geldin
incecik bir oku göğsünden gerip bana fırlattın
bir baba ve oğul
bir oğul; babasının uykusunu kemiren
geriye iyiliklerini bir de fena susuşunu…
rakamlara bu kadar takılma
diyelim ki on yedinci gün
ve hâlâ aramıyorsun. saat: sıfır iki sıfır altı

Dilek Kartal
İtibar Dergisi Mart 2014

Leave a Comment