Oruç Aruoba, Şiir, Türk Şiiri

Yaşam ki…

Yaşamının büyük bir bölümü, yaşamına yön verme çabalarınla geçecek -öyle ki, gün gelecek, bakacaksın, yaşamın,, yön bulma çabasıyla döne döne, yola hiç çıkamamış…
Yaşamın yönünü bulmaya çalışırken, yaşamın yolunu bulamayacaksın.
Yaşamın, yön bulmaya çalışırken, yolsuz kalacak -yaşamın yönünü bulmaya çalışırken, yaşamın yolunu bulamayacaksın.
Yaşamın, yön bulmaya çalışırken, yolsuz kalacak -yaşamın yönünü bulacağım derken, yolunu yitireceksin.
-Sonunda, yaşamın yönünü bulsan -bulduğunu sansan- bile, bakacaksın ki, yolunu yürüyecek durumda değilsin artık…
Yaşamın, yönsüz – yönü olsa bile, yolsuz – kalacak: Yönsüz, hem de, yolsuz yaşayacaksın.
Yaşamının yolu hiç olmayacak; belki, yönü olsa bile…
Yaşamının yolu yok.

Yaşamında hep ‘sahici olmaya, yaşadıklarını ‘sahiden’ yaşamaya — yaşamı ‘sahi’ yaşamaya — çalışacaksın; ama yaşadıklarında hep bir sahtelik arkaplanı, bir yapmacıklık çizgisi, bir uydurulmuşluk havası boy gösterecek.

yaşamın, beklediğinin gelmemesi – ki, işte : senin de, gelmeyeceğini bildiğini beklemen olacak.

Yaşamın yalnızca anlaşılamaz, bilenemez olmakla kalmayacak, yer yer, yaşanamaz hale de gelecek:-Garip, çelişkili yönelmelerinle, kendini öyle durumlara sokacaksın ki içinden çıkılamaz bile değil, daha, içine girilemez bile olacaklar.
yaşamdan ne istediğini bilememekle de kalmayacaksın – bakacaksın ki, ne olduğunu bilmediğin şeyler istemişsin; istediğinin ne olduğunu bilmeden de, ne olduğunu bilmediğin şeyler yapmışsın.
Çelişkili eylemlerinle hem kendini hem de ilişkide olduğun kişileri öyle durumlara sokmuş olacaksın ki, sen de onlar da, ne yapılabileceğini bilemediğiniz durumlarda kalacaksınız.
Anlaşılamaz, bilinemez, giderek, yaşanamaz bir yaşam yaşayacaksın – bunu, üstelik, ötekilere de yaşatacaksın.
Yaşam yaşanamaz olacak – senin için de, ötekiler için de…
Yaşamı yaşayamayacaksın-ız.

Yaşamında en zor işin, kendi yolunu yürümek olacak -ve, ilişkin olan, önem ve değer verdiğin kişilere, bunu anlatmak: Yaşamının, yaşadığın kadarıyla, yalnızca senin yaşamın olduğunu; aynı şeyin onlar için de geçerli olduğunu; ilişkide olmanın da, bu temel gerekliliği engellemediğini, engellememesi gerektiğini…
Ama, anlatamayacaksın ki…
-Çünkü, daha kendin bile gereğince anlamamış olacaksın bunu…

Yaşamında, yürüyüp yürüyüp, bir an durunca, çevrene bakıp göreceksin ki, yürüyüşüne şu ya da bu noktada katılmış, bir süre seninle birlikte yürümüş kişilerden hiçbiri yok yanında:–
Sen, bir an, ‘Buradayım’ demek için durunca, onlar, artık, ‘orada’ olacaklar- ‘buradayım artık’ bile demeyeceler sana, ‘orada’larından seslenerek…
‘burada’nda kimse bulunmayacak -‘orada’ndan kimse seslenmeyecek sana…

Leave a Comment