Çeviri Şiirler, Nizar Kabbani, Şiir

Sıfırın Altında İki Bin

I.
Kibar ve nazik olamadım
Maktuldüm, geldi katil olma vakti
Bitirdi ilişkimizi kesin şekilde
Kaygıya dönüştü ve katil bir yeise
Her zamanki gibi saçların
Dağıtmadı buğday ve sümbül
Sesin her zamanki gibi
Bülbül sunmadı çocuklara
Bu gece gayet uzun olacak
Uzun bir ara olacak aramızda

II.
Son nefesini vermekte aşkımız
Ulaştı sıfırın altında iki yüze
Ah ne şiddetli hava
Rüzgar söze katılıyor
Bu son gece için değil mi
Şiire giriyor soğuk
Kül tablasına, sigaraya
Yoruldum bu tiyatro gösterisinden
Kürk ve mücevher kongresi önündeki
Yoruldum küçücük rolümden
Yoruldum boyaya bulanmış yüzümden
Buhurdanların yükünden yoruldum

III.
Aşkımız ciddi bir noktada
Geldi sıfırın altında iki bine
Soğuk delip geçiyor elbiseyi bıçak gibi
Delip geçiyor duyguları
Kalmadı gözlerinde bir damla yaş
Ne orman kaldı ne ekin
Ne şiir ne de nesir
Kalmadı az çok bir neşe

IV.
Güneş doğdu
Sen oturuyorsun bir ucunda yatağın
Bense kar altındaki sevgimi denetliyorum
Güneş doğdu ve bulamadım sevgiyi
Ne büyük ne de küçük

Nizar Kabbani
Çeviren: İlyas Altuner

Leave a Comment