Adige Batur, Şiir, Türk Şiiri

Peyami’nin Dediği Gibi: Yalnızız

                Siz benim şiirimi sevecek değilsiniz
                Ben de sizin şiirinizi sevecek değilim

İncire ve zeytine
Tur dağına bir de
Yalnızdır diğerlerinden daha yüksekte duran.
İnce saçlı kızlar
Kavruk yüzlü çocuklar
Yazıda ağaç
Yabanda kurt
Üzgün olan, yalnızdır

Örttüğü zaman geceye ve
Aydınlattığı zaman gündüze
Nur dağına bir de
Mağaralar yalnızdır
Kaygılı misafirler ağırlar, saadet günlerinde
Şahit olan ölmemiştir
Ama görünmez,
Güneşe bile bakamayan gözlerle
Yer, içer, sevinir
Bilen söylemez
Söyleyen bilmez nihayetinde

Soluksuz koşan atlara
Ve Kaf dağına
Yeşil gözlü devler yalnızdır
En nadide çiçek
Bulunmaz Hint kumaşı
Yakut, zümrüt, zebercet
Değerli olan yalnızdır

Kuşatma altındaki şehirler yalnızdır, mesela
Kız kulesi, bekar kalır
İki kıta arasında
Ceplerine gün ışığı doldursa da balıklar
Balığın karnında Peygamber de yalnızdır
Sahibinden başka bir şeye sahip olmayan, köle
Dilendiği kapıya kul olan, gedâ
Dengini bulamayan sultan
Sultanı olamayan tebâ

Şahdamarımdan yakın olana
Yakınımdan da yakın olana
Sevgilinin kalbindeki yalnızdır
Her çift tektir
Her tek eksiktir aslında
Sevenin kalbinde yer yoktur başkasına
Sevilen de yalnızdır

            Sizin şiiriniz size benim şiirim bana.

Adige Batur

Leave a Comment