Kısadır Hayat

kısadır hayat,
çok ama çok kısadır;
diyelim, altmış ya da yetmiş yıldır.

kaç pirinç yetişecek bu kadar sürede bir tarlada?
kaç ekmek pişecek taş ocaklarda?
öğretmenler aynı şeyi kaç defa tekrarlayacak?

gramer ve matematikle, balığın ve
ıvır zıvırın ekolojisiyle doluşturulacak
gerçek dünyaya hazırlanan çocuğun kafası.

sonra sıra gelecek tüm o eleyici seçimlere;
korkunç kurallarla boğuşacak
adaletsizlikle çarpışacak
anlamsız bir savaşın ardından
angarya ile ezilecek ruhlar.
ve sonra okul, iş, evlilik gelecek.

minik bir bebek doğacak ve ardından
endişe kaplayacak her yanı.
kendine dair her şey bir lükse dönüşecek.

dünyadaki sayılı günlerin sonuna geldiğinde
hayatını gözden geçirirken fark edeceksin
gerçekten yaşadığın günlerin ne kadar az olduğunu
ve hayrete düşeceksin.

birkaç taneden fazla olmayan o yaşam dolu ışığı
belki sadece kız arkadaşının
ilk bakışında bulacaksın.

elbette vardır hepimizin sahiden yaşadığı günler.
hatta bir mücevher parıltısını andırır bazıları:
hayat dolu kızıl bir sabah
atölyede geçen sessiz bir gece
bahçenin ortasında bir öğlen vakti
ya da belki şafak öncesi başlayan karmaşa…

Noriko Ibaraki
Çeviri: Ümid Gurbanov