Aydın Hatipoğlu, Çeviri Şiirler, Eray Canberk, Şiir, Vicente Aleixandre

I.
İşte herkes orda, bakarsın geçişlerine.
Nasıl can atarsın, aralarına karışmak tanımak için onları.
Yüreğindeki çılgın kasırgadır çıldırtan seni.
Acının depreştirdiği kalabalık,
içine işlemiş susku,
ha deyip karar verirsin. İşte, geçiyorlar.
Herkes. Çocuklar ve kadınlar. Durmuş oturmuş erkekler bile.
Acı apaçık bakışlarında.
Ve bir tek kalabalık, tek bir varlık gibi geçer.
Ve sen, daralmış yüreğin, tek başına kalan acının kudurganlığıyla,
son bir çabayla kalabalığa karışırsın.
Kendini bulursun, kendini tanırsın böylece.
Dingin dalgalara bırakıp kendini, ağır ağır açılırsın.
Yumuşak itişlerle gidersin,yumuşacık sallanışlarla.
Ve yoğun bir mırıltı duyarsın, alçak sesle söylenen bir ilahiyi andıran.
Binlerce yürek tek bir yürekte çarpar, sürükler seni.

II.
Seni sürükleyen tek bir yürektir. El etek çeker
kendi acın, daralmış yüreğin ferahlar.
Tek bir yürek olursun, şakaklarında duyarsın atışını,
seni sarar, göğsünü kabartır,
yürüdükçe güç verir kollarına.
Ve eğer dikelirsen, bir an yükseltirsen sesini,
bilirsin ki bir türküdür söylediğin,
karanlık ve uçsuz bucaksız bütün bedenlerin derininden kopup gelen
aydınlıktır bu
ve bedenlerde, ruhlarda senin haykırışınla borcunu ödeyendir,
sana destek olanların sesidir, içinde sen de varsın,
senin sesin, şaşırarak kendini tanıdığın güçlü ve gerçek ses.
Darmadağın olmuş yüreklerin sesidir bu, gırtlağından fışkırıp gökleri
saran ses, sade ve açık.

III.
Herkes için yükselir bu ses, bak bütün insanlığın kulağı sende.
Kendilerini duyarlar, kendilerini bulurlar bir tek seste.
Söylediğin türkünün gücü kuvveti onlardır, bir ırmak gibidirler.
Irmağın dalgalarına karıştın, dağılır gibi, insanları birbirine bağladın.
İşte onları sürükleyen ses, titreşir ve bir yol gibi uzar.
İnsanların adımları üstünden geçer onun, onlar
çiğner ve bedenlerinden izler bırakırlar.
Ses dağılır, verir kendini ve kalabalık akar, akar,
yüreğe ulaşır, bir yoldur bu, bir dağ gibi.
Tepeye kadar varır. Güneşin rengi alınlarda solar.
Herkes türkü söylemeye koyulur aydınlık zirvede.
Sesin onların sesi, ortak ve yüce.
Ve kuvvetin ve gerçeğin maviliği
yankılar insanların sesini. Görkemle.

Vicente Aleixandre
Çeviri:  Aydın Hatipoğlu – Eray Canberksair

Cevat Çapan, Çeviri Şiirler, Şiir, Vicente Aleixandre

Nasıl da tatlı tatlı bakıyor bana-
sen siyah gözlü kız!
Köpürüp akan ırmağın kıyısından
açıkça seçiyorum yeşillerle uyumlu
çizgilerini.
Otları dağlayan alevler gibi bir çıplaklık
değil bu,
ne de küllerin habercisi bir köz sıçrayıp
parçalanan,
daha çok, oraya sessizce yerleştirilmiş,
sabahın
en körpe çuhaçiçeğisin sen, bir solukta
yetkinleşen.
Esintiyle sallanan çuhaçiçeğinin serin imgesi.
Gizli, el değmemiş çimenden bir döşeği var
gövdenin
kenarları dingin akan bir ırmak gibi.

Uzanmış yatıyorsun ve koyaklarda esen
yellerin
bestelediği bir türküyü söylüyor sevimli
çıplaklığın.
Ey ezgilerin kızı, nice incelikle
sunulan
Ve orada, o uzak kıyıda kabul edilmeyen
armağan.
Azgın dalgalar giriyor araya, ayırıyor
seni benden,
tükenmek bilmeyen tatlı isteğim, mutluluğun bağı,
göksel bir yıldız gibi otlarda serili
yatan gövde.

Vicente  Aleixandre
Çeviri: Cevat Çapanceviri_siirler