Hazal’aHangi kente sığınsamÇarcıradır bütün meydanlar,Ferman verilir, mahkemeler kurulurSorgulanır tenim, kırılır kalem,Yitirir hükmünü merhametVe ölüm kusar bütün insanlar üstüme… Hangi limana sığınsam,Kabarır suları denizlerin.Korsanlar çevirir dört yanımıEsir düşerim, düşlerim prangalanır.Bağı, sökülür bir hayatın…Boğar beni arsız dalgalar,Bir tek boğazımda kalırİnsanların parmak izleri… Hangi iklime sığınsam,Dökülür yaprakları akasyaların,Neşter vurulur baharaKan kaybeder gelincikler…Solar papatya kokusuz kalır tenimVe soluksuz kalır …
Kategori: Şiir
Şub 23
İncelikle Sevdiler Birbirlerini Uzun Zaman
İncelikle sevdiler birbirlerini uzun zamanDerin bir tasayla, çılgınca, isyancı bir tutkuyla!Kaçınıyorlardı itiraftan ve karşılaşmaktan,Düşman gibi; boştu ve soğuktu konuşmaları da. Suskun ve gururlu bir acı içinde ayrıldılar,Bazen ve ancak düşte gördüler yitik sevgiliyi.Öldüler sonunda, mezar ötesinde buluştular…Fakat orada da tanımadılar birbirlerini. Mihail Lermontov Çeviri : Ataol Behramoğlu
Şub 23
Ayrılış
Bir son öpüştü rıhtımdakaldı ardımda. Akıntıdan yana, denizlere yolun gidiyorsun bir kırmızı, bir yeşil ışıktır uzaklaşır. Wolfgang BorchertÇeviren : Behçet Necatigil
Şub 23
Son
Bu sözcükleri kanımla yarattım,Evet, acılarımla yarattım bu sözcükleri!Anlıyorum sizi dostlar, her şeyi anlıyorum.Benim olmayan sözcükler girdi araya,Anlıyorum sizi dostlar!Havalanmak istiyormuşum gibiKuşların kanatları, bütün kanatlarİmdadıma yetişti,İşte benim olmayan bu sözcüklerRuhumun bu karanlık esrikliğini kurtarmaya geldi.Şafak,Sıkıntı düğümlerini boğazımda hiçBu kadar sıkmadı sanki.Yine deKanımla yarattım, evet, acılarımlaBu sözcükleri. Yarattım onları!Neşe için sözcükler yarattımAlev alev bir taçken yüreğim;Çivileyen acının …
Şub 23
Yol
Bir gün bile uzak olma gün uzunGün uzun anlatamayacağım kadarTrenler bir yerlerde uyuduğundaİnsanlar garlarda nasıl beklerse, öyle beklerim seni Bir saat bile gitme gidersen uykusuzlukDamla damla birikir o saatteVe bir evi arayan bütün dumanYitik yüreğimi öldürmeye gelir belki de Kırılmasın kumun üstünde görüntünGöz kapakların bensiz uçmasınBir dakika bile gitme sevdiğim Bir an bile uzaklaşsanDünyayı dolaşırım …
Şub 23
Elveda
Elveda! Artık ben dünyada Bir daha göremiyeceğim seni. Sen unutulmazsın ben unutulurum da, Sen gidince anlıyorum sevdiğimi. Ağlayıp – sızlasam ne var boş yere Gelecek güzel günler sağolsun. Gel, seni götüren yelkenliye, Sana geleceğim buralarda yoksun. Gidiyorsun ya böyle umut yüklü, Gene geleceksin çalım satarak, Seni arıyanları boynu bükülü Tanımayacaksın artık tanımayacak. Elveda! Sen güzel …
Şub 23
Bir Sözcük O
Bir şey bilmiyorum -dedi- bir şeyim yok, bir şey değilimburadaysam, dünyanın içinde, çakılmış bir büyük kanatla göğsüme,odur öğrendiğim tek sözcük, söyler ağlarım- onu tanıyorum, onunla varım, onu haykırırım rüzgâra-uykusuz ıssız gecelerde öldürenlerin öğrettiklerionca taşın taşlanmanın altında -yalnız bir sözcük:Özgürlük, Özgürlük, Özgürlük. Yannis RitsosÇeviri : Ahmet Yorulmaz
Şub 23
Fatih’e Döktüğüm İçimdir
Sana bir kötü bir de beter haberlerim var fa Yetmezmiş gibi kızın burcu akrep olması Bak buna ister inan ister mendilini çıkar hüngür Sevdiği de olması cabası Ağırdan alması ondan imiş Bir düşünsünmüş Şak diye aklına nasıl gelsinmiş Nereye dökülür kızılırmak Israr ettim çayı bitirsin de kalksın için Yok babam gözü garsonun papyonunda Garsonla kaş …
Şub 23
Zamanın Ritmi
Saklı bir şey vardır her insanın içinde,Biliyor musun arkadaş, ne olduğunu onun?Dayanandır o, bir milyon yıldır darbelereVe sonuna dek de dayanacak olan. Önce doğdu o, takvimlerden,Ve büyüdü ötesinde yaşamın,Kesti zehirli sarmaşıklarını şeytanınBir bıçak gibi, dehşetli yangın. Oydu harlayan ateşleri, yokluğunda ateşinVe tutuşturdu aklını insanın,Su vererek çeliğine kurşunlanmış yüreklerin, Başladığı andan beri zamanın Süzüldü sularından Babil’in,Kayıplardayken …