Halim Şefik Güzelson, İstanbul Şiirleri, Şiir, Türk Şiiri

Günlerden 2 Kasım 1976
Küçük bir salkımsöğütün altında
Karşımda deniz Sultanahmet Ayasofya
Geçmiş günlerimin en yaman olaylarını
Yokluyorum bir anda
Gerçekten
Çok verimli oluyor
El ele verince yürek kafa

Günlerden 2 Kasım
Deniz derya külrengi
Görkemli bir İstanbul lodosu
Öğle vakti
İşçiler bir şeyler yiyor
Kömür arabaları
Ve başörtülü tazeler
Ve o güzelim teyzeler
Kömür sırasını bekliyor
Külrengi bir İstanbul külrengisi
İçimize işledi işliyor

Atlar alceylan demirikır doru
Kula yağız
Başlarında yem torbaları
Kuyruklarında mavi boncuklar
En güzel kımıltılarla
Yem kestiriyor

Bu küçük salkımsöğüt
Harem kapısında limanın
Yukarıda Selimiye Kışlası
İkide bir gözüme ilişiyor
Selimiye kışlası
Sana sesleniyorum Selimiye Kışlası

Selimiye’nin arkası Karacaahmet
Az gerilesem sırtım selvilere değecek
Tüylerim diken diken
Ne var bunda ürkecek

Şimdi bir sel gibi doluşuyor
Halkımın uğultusu içerime
Böyle zamanlarda ah varmayın üzerime
Varmayın üzerime
Na şanlı görünüşü
Ne çevikliğim
Sizi yanıltmasın
Ben çürümüşüm kardeşler aslında çürümüşüm
Aşkla duruyorum ayakta

Halim Şefik Güzelsonaskla-duruyorum-ayakta

Halim Şefik Güzelson, Şiir, Türk Şiiri

Otopsi

Orhan Veli’ye ağıt

Morgda açılınca kafatası
Doktor beyler beyin gördüler
İndirince tenkafesine neşteri
Doktor beyler yürek gördüler
Yürekte ne gördüler dersiniz
Yürekte memleket gördüler
Dünya gördüler
Bir de dost gördüler
Ama bu işte doktor beyler
Doğrusu geç kaldılar
Çok geç kaldılar

Halim Şefik


Tek şiir kitabı olan Otopsi’yi 1978’de kendi imkanları ile yayınlatır.Kitaba ismini veren otopsi bilindiği gibi Orhan Veli’nin otopsisidir. 

“Orhan ölmüştü. Bütün arkadaşları yazılar çıkarmaya başladı. Ben dört-beş ay yazamadım. Altıncı ayda bir utanç üzüntüsü içine girdim. Ve hayatta ilk defa, şiir yazmak için masaya oturdum. Akşam dokuzda yola çıkan kalemim ancak sabahın dört buçuğunda bir yerlere varabildi. O heyecanla kanepede uyuyan karımı uyandırdım. Şiiri okuduktan sonra ‘çok kötü’ deyip uykuya döndü. Ben de dışarı çıkıp, deniz kenarında kahvelerin birinde oturup şiirin güzel olduğuna inanarak bir çay içtim.” 

 

Sunay Akın’ın Yeni Yaprak dergisi için şairle yaptığı söyleşiden.


Halim Şefik Güzelson, Rakı Şiirleri, Şiir, Türk Şiiri

Balık Ağzı

Bu bir kılıç balığının öyküsü
Yazılmasa da olurdu
Ama bizi yeni sulara götürecek akıntı durdu
Uskumrunun arkasından gidiyorduk
Sürünün içinde ben de vardım
Sırtımda bir zıpkın yarası
Mutlu olmasına mutluydum
Nedense gitmiyordu kulağımdan
Bir türlü ‘ağ var’ sesleri
Deniz kızı girmiş düşünceme
Gayri ben iflah olmam
Dalyanları birbirine katmak orkinosların harcı
Dolanınca ağa çok geçmeden küserim
Bir çocuk bile çeker sandala beni
Bu kadar ağır olmasam
Beni böyle koşturan yaşama sevinci
Kanal boyunca bir o yana bir bu yana
Siz yok musunuz siz derya kuzuları
Kestim kılıcımla karanlığını dibin
Yakamoz içinde bıraktım suları
Ah aysız gecelerde olur ne olursa
Atın beni mor kuşaklı bir takaya götürün
İri gözlerimde keder
Kılıcımda hüzün
Satın beni satın beni
Rakı için

Halim Şefik Güzelson