Barış Pirhasan, Çeviri Şiirler, Erdal Alova, Konstantinos Kavafis, Şiir

Gürültülü kahvenin içerlek odasında
yaşlı bir adam, masada iki büklüm;
önünde bir gazete, yapayalnız.

Sefil yaşlılığın ezikliği içinde
düşünüyor, ne kadar az çıkardı hayatın tadını
güçlü olduğu yıllar, yakışıklı,

Biliyor, nasıl yaşlandı; farkında, görüyor her şeyi,
ama gençlik yılları daha dün gibi
geliyor ona. Hayat ne kadar kısa, ne kadar!

Düşünüyor; Bilgelik denen şey nasıl da aldattı onu;
nasıl hep güvendi- ne çılgınlık!-
“ Yarın, bol bol zamanın var” diyen o yalancıya.

Dizginlediği coşkular geliyor aklına; gözden çıkardığı
onca sevinç. Yitip gitmiş her fırsat
Şimdi alay ediyor kafasız sağgörüsüyle.

Bunca düşünce, bunca anımsayış
başını döndürüyor yaşlı adamın. Ve gidiyor gözleri
kahvenin masasında iki büklüm.

Konstantin Kavafis
Çeviren: Erdal Alova- Barış Pirhasanyalnizlik-siiri

Erdal Alova, Mektup, Şiir

Sağanak yağmurlar gibi ağlamak istiyorum
Ağlamadığım bütün ağlayışları
Kokuları ağlamak istiyorum
Tuzu, ölümü, karanlığı
Bir çocuk gibi değil
Analar gibi değil
Kendini yiyen bir kaya
Yaralı bir çam gibi
Gövdemi ağlamak istiyorum

Erdal Alovakitap-tezgahi

Erdal Alova, Şiir, Türk Şiiri

Kötü bir bahçıvan
Nasıl titrer de diktiği çiçeklerin üstüne
Öbürlerini unutursa
Ben de yer beğendireyim derken
Şiir denen şu huysuz çiçeğe
Gözüm görmez olmuş gayrı dünya bahçemi.
O telaşla ezdiklerim…
(Kimilerini bilerek tabi)
Ya şunlar… kurumuş hepsi…
(Sonra sulayacaktım!)
Ayrık otları sarmış tekmil gözlerim
Sade ardımdakileri değil
Önümdeki gülleri de yakmışım!

Erdal Alovasiir-sanati

Erdal Alova, Şiir, Türk Şiiri

Kaktüs Kadın

Fırlatıyor iğnelerini kaktüs kadın
Sarınca bir erkek kokusu tuz çölünü
Baldıranlar akıyor memelerinden
Kıl damarlarında yeşil zencar

Bakışı bir ısırganlar gecesi
Sesinin sabahında okunmamış kitaplar
Bir erkekçik kuşu yiyor
Bacağındaki kısırböceğini

Fırlatıyor iğnelerini kaktüs kadın

Günleri
Yaşam süsü verilmiş bir intihar

Erdal Alova

Erdal Alova, Şiir, Türk Şiiri

Gizli İlişki

Bütün gece seviştiler
Kilere giren iki çocuk gibi

Şarap içtiler ağızlarından

Ut yerinden kişniş kokladılar

Bütün gece seviştiler
Yeni taşınılmış bir şehirde
Uyunan ilk uyku gibi

Şaraptan
Gövdelerin yabancılığından çok
Sırlarından sarhoştular

(Işığın hohlamadığı kömür
Tuzu ve buğdayı unutmuş sikke
Toprağın ele vermediği
Bir tanrı yüzü)

Bütün gece
acıbadem koktu öpüşleri

akasyanın gözü önünde

Erdal Alova